Turkish

SZ I G E T V Á R - S I G E T V A R

 

Sigetvar Güney Tunaötesinin güneydo?u bölgesinde, Zselic yöresinin güney ucunda, Baranya ilinin bat?s?nda. Söz konusu yerleşim birimi ortaça? kaynaklar?nda Szigetvár ad?yla yer almamaktad?r çünkü o dönemde Sziget yerleşiminde henüz bir kale inşa edilmemiştir. Şah?s ad? olarak kaynaklarda ilk kez 1383’te (Szigeti – de Zygeth), yer ad? olarak da 1391 y?l?nda (Zygeth) yer alm?şt?r. Yerleşim biriminin o dönemlerdeki sahipleri önceleri Somogy ve Baranya illerinin s?n?r?n? oluşturan Almás deresi boyunda da mülkleri bulunan ve 14. yüzy?l sonunda “Szigeti” ünvan?n? kullanan Antimus ailesinin üyeleriydiler. Bu ailenin fertlerinden János kral naibi yard?mc?l???na kadar yükselmişti. Bölgedeki egemenlikleri döneminde yerleşim birimindeki kayda de?er ilk yap? 14. yüzy?l sonunda inşa edilen alçakgönüllü bir şövalye kalesi olup bu kaleye daha sonralar? tu?ladan çok katl? bir kule eklenmiştir. Sziget kalesi ve kasaba 15. yüzy?l?n sonlar?na de?in bu ailenin elinde kalm?şt?r çünkü Szigetvár ile ilgili olarak kay?tlarda 1463’ten itibaren art?k k?rsal kent niteli?ine işaret eden oppidum terimine rastlanmaktad?r. Kent, Güney Tunaötesi bölgesinin ulaş?m hatlar? üzerinde önemli bir yere sahiptir.

 

Sigetvar 1473 y?l?ndan itibaren dönemin Macaristan’?nda önemli bir rol oynayan Török ailesinin mülkü olmuştu. Imre Török ile o?lu Bálint Török de Belgrad genel valili?i görevleri s?ras?nda ülkenin Osmanl? Türklerine karş? savunmas?ndan üzerlerine düşen pay? fazlas?yla alm?şlard?r. 1526’da Türkler Mohaç ovas?nda Macar devletini korkunç bir yenilgiye u?ratm?ş, bu yenilgi de Sigetvar’?n tarihinde yeni bir sayfa açarak küçük yerleşim birimini dünya çap?nda bir üne kavuşturmuştur.  Türklerin gittikçe artan fetihleri sayesinde gelişerek 16. yüzy?l?n ortalar?na do?ru Güney Tunaötesinin en önemli oppidumu (k?rsal kenti) düzeyine erişmiştir.

 

1543’te Türkler, Tunaötesinin do?usunda yer alan dar şeridi işgal ederek ele geçirdikleri Budin’e bir vilayet ve hinterland oluşturmuşlard?. Bu sefer s?ras?nda Türkler yak?nlardaki Siklós ve Pécs kalelerini de alm?şlar, daha sonra bu kaleleri de Tolna ilindeki kaleler izlemiştir. Güney Tunaötesinin o dönemdeki en önemli kalesi Sziget’ti, kale varl???n? sürdürdü?ü sürece Türkler, işgalleri  alt?ndaki Güney Tunaötesini ve Slavonya topraklar?n? tam anlam?yla kontrol alt?nda bulunduram?yor hatta Szigetliler Drava ve Tuna üzerindeki suyolu ulaş?m? ile Budin’e giden sefer yollar?n? da  denetim alt?nda tutuyorlard?.

 

Kalenin savunmas?ndaki en önemli unsur kale çevresinde su düzeyi setlerle yükseltilen  Almás deresiydi. Bu yöntemle oluşturulan gölün ortalama genişli?i 500 metreydi. Su düzeyi aş?r? yükseldi?inde kaleyi görmek oldukça güçleşiyordu. Kale üç bölümden meydana gelmekteydi: iç kale, orta kale ve d?ş kale. Yekpare taştan inşa edilen köşe burcu iç kalede bulunmaktayd?, iç kalede ayr?ca üç katl? bir kule, barut, top güllesi ve silah deposu da yer al?yordu. Orta kaleyi iç kaleden yaln?zca bir palanka (a?aç ve toprakla yap?lm?ş, hendekle çevrili küçük hisar) ay?rmakta, burada da kale komutan?n?n konutu yer almaktayd?. Bu birim üç burç taraf?ndan korunmaktayd?. Orta ve d?ş kale aras?nda 15 – 20 metre genişli?inde ve 3 – 4 metre derinli?inde Almás deresi ile beslenen gölden yönlendirilen suyla doldurulmuş bir hendek yer al?yordu. D?ş kale 7 – 8 metre yüksekli?inde bir palanka ile çevriliydi, buradan, kalenin güneydo?usunda yer alan burcun yan?ndan  kente aç?lan bir kap?  yer almakta, ayr?ca kilise de burada bulunmaktayd?. Kalenin güneyinde yer alan kentle kaleyi birbirine uzun, ahşap bir köprü ba?lamaktayd?.

 

Kalenin bak?m?na katk?da bulunmak amac?yla vergiye ba?lanan alan da genişletilmişti, 1553’te kaleye vergi ödeyen köy say?s? 117 idi, böylece Sziget sayesinde Macar devletinin Türkler taraf?ndan fethedilen topraklar üzerindeki etkisi de gittikçe art?yordu.

 

1561’de kalenin komutanl???na Güney Tunaötesinin en güçlü yöneticisi olan H?rvat ban? ve Tunaötesi ordular? kumandan? Miklós Zrínyi geldi. Balaton’un güneyinde uzanan topraklar?n yönetimi Zrínyi’nin elinde toplanm?şt?. Onun kale kumandanl??? s?ras?nda Sigetvar tarihinin en önemli olay? gerçekleşmiş, 1566’da Kanuni Sultan Süleyman burada yaşam?n?n son seferini yönetmişti, amac? Viyana’n?n al?nmas?yd?.  Zrínyi Osmanl? birliklerinin ilerleyişini sürekli olarak aksatm?ş, Pécs’in d?ş mahallelerine sald?rm?ş, Siklós yak?nlar?nda konuşlanan Mehmet Bey’in birliklerine karş? da zafer kazanm?şt?. Ne var ki 100.000 kişilik Türk ordusu 5 a?ustosta Sziget surlar?na ulaşt? ve kaleyi kuşatmaya başlad?. Zrínyi kaleyi 2.500 askerle savunmak durumundayd?, imparator destek gücü göndermemişti. Sultan Süleyman karargah?n? bugünkü Turbék yükseltisinde kurmuştu.

 

Ayn? gün Sultan Süleyman vefat etmiş ancak kar?ş?kl?k ç?kmas?n? önlemek amac?yla bu durum gizli tutulmuştur. Padişah?n vücudunun bozulabilecek bölümleri bugünkü Turbék arazisinde kurulu olan ordugah çad?r?n?n alt?na gömülmüş, buraya sonralar? bir palanka taraf?ndan korunan bir türbe inşa edilmişti. Sultan?n vücudu balmumuyla mumyaland?ktan sonra kuşatman?n ard?ndan anayurda gönderilmiştir. 7 eylül sabah? erken saatlerde kaleyi savunan askerler yanan kaleden d?şar? ç?karak kahramanca bir ölümü seçmişlerdi. Türkler Zrínyi’nin baş?n? Győr karargah?na gönderdikten sonra Csáktornya’daki ebedi istirahatgah?na, vücudunu ise Sigetvar’a gömmüşlerdir.

 

Türkler Sigetvar kuşatmas? s?ras?nda 30.000 kay?p verirken bu say?n?n 16. yüzy?la kadar bir örne?i daha görülmemişti.

 

Kale üzerine düşen görevi yerine getirmiş, yaklaş?k çeyrek yüzy?l boyunca Osmanl? egemenli?i alt?ndaki topraklarda Macar varl???n?n devam etmesini sa?lam?ş, Baranya ve Tolna illerindeki Macar unsurunu korumuş ancak kahramanca bir direniş sergilemesine karş?n sonunda yenilgiye boyun e?miştir. Kalenin düşüşüyle Türk-Macar s?n?r hatt? Güney Tunaötesinden onlarca kilometre bat?ya taş?nm?şt?r.  Sigetvar’da 122 y?l sürecek olan Osmanl? egemenli?i başlam?şt?. Kale Drava’dan Balaton’a kadar uzanan ve Avusturya vilayetlerini gören Türk savunma bölgesinin önemli bir ö?esi olmuştu, muhaf?zlar?n?n say?s? bak?m?ndan da en büyük öneme sahip bir s?n?r sanca??n?n merkezi olup yöneticileri itibarl? ve gelir sahibi beyler aras?ndan seçilirdi. Kentin ilk beyi, kalenin al?n?ş?ndan 4 gün sonra tayin edilen ?skender Bey alm?şt?r. Yan?nda bir de dervişler dergah? oluşturulan Kanuni Sultan Süleyman türbesinin yak?n?nda bulunmas? da Sigetvar’?n önemini artt?ran bir unsurdu. 15 y?l süren savaş boyunca Sigetvar k?sa bir süre için beylerbeyi merkezi de olmuştu. 17. yüzy?ldan itibaren, 1600 y?l?nda Kanije’nin Türklerin eline geçmesini müteakiben Kanije iline ba?lanm?şt?r. Kanije paşas?n?n, merkezini, pek çok kez Kanije kalesine oranla çok daha iyi tahkim edilen ve do?al özellikleri bak?m?ndan da savunulmas? daha kolay, taştan inşa edilmiş  bir kale olan Sigetvar’a taş?m?ş olmas? da kalenin önemini ortaya koyan bir olgudur.

 

Kalenin geri al?nmas? için en önemli f?rsat 1664 y?l?nda do?muş ancak meşhur k?ş seferi s?ras?nda  Miklós Zrínyi’nin torununun torunu olan ve onunla ayn? ad? taş?yan şair ve kale komutan? Miklós Zrínyi’nin ordular? gerekli donan?ma sahip olmad?klar?ndan Sigetvar’? kuşatmaya girişmemişlerdi. Türklerin 1688 y?l?ndaki başar?s?z Viyana kuşatmas? ve Budin’in 1686’da geri al?n?ş?n?n ard?ndan başlat?lan kurtuluş savaşlar? döneminde Sigetvar en güçlü ve en çok asker bar?nd?ran Türk kalesiydi. H?ristiyan imparatorluk ordular? 10 ayl?k bir kuşatman?n ard?ndan, oldukça so?uk geçen k?ş mevsimi boyunca kaledekileri yiyeceksiz b?rakmak suretiyle 13 Şubat 1689 tarihinde kaleyi Türklerden geri alm?şlard?r. Kalenin yeni kumandan? Gabriele Vecchi olmuştu. Böylece Sigetvar’?n tarihindeki Osmanl? dönemi de sonu bulmuş oluyordu.

 

Doksanl? y?llarda Türkiye ile Macaristan aras?ndaki ilişkilerde bir canl?l?k yaşanm?ş, bunun sonucu olarak da 1994 y?l?nda Türk devleti Kanuni Sultan Süleyman’?n öldü?ü tahmin edilen yerde büyük hükümdar?n an?s?na simgesel olarak bir an?t ve heykel dikmiştir. 1997 y?l?nda Miklós Zrínyi’nin de heykeli haz?rlanm?ş ve Sigetvar kenti yeryüzünde yenen ve yenilenin heykelinin birarada bulundu?u ender tarihi mekanlardan biri haline gelmiştir. Bu şekilde oluşturulan Türk-Macar Dostluk Park’? önemli bir ziyaretçi kitlesine sahiptir. Sigetvar’da ayr?ca fahri bir Türk konsoloslu?u ile Macar-Türk Dostluk Derne?i de kurulmuştur.
Yerleşim biriminin tarihindeki önemli başar?lardan biri de Sigetvar’da ç?kan termal suyun  kapl?ca statüsünü kazanm?ş olmas?d?r. Bu statü gerek kent gerekse çevresi aç?s?ndan uzun vadede büyük olanaklar? da bünyesinde bar?nd?rmaktad?r. Küçük kentimiz zengin do?al ve tarihsel özelliklerinin meyvelerini toplamak ve tarihi miras?n? gelece?e taş?mak için 21. yüzy?l? beklemektedir çünkü Sigetvar 1566’da Macar, H?rvat ve Türk tarihlerinin kesişti?i yerdir.

 

Varga Zoltán, Çeviren: Hilmi ORTAÇ